Ana Menü

     Kimler Online
Şu an sitede 466
ziyaretçi bulunuyor
En yüksek hitimiz: 904 Kişi
21.11.2007 tarihinde online oldu

     Klas Bilgisayar

     E-yaşam
İnternet Haftası

     Klas Internet [CANLI]
Klas İnternet Cafeyi canlı izlemek için tıklayın

     Hava Tahmini

SAMSUN


     Toplam Hits
Şu ana kadar 2735445 sayfa izlenimi aldık. Başlangıç:
Nisan 2007

RESIDENT EVIL 4

Resident Evil ilk piyasaya çıkığında pek kimsenin umurunda olmamıştı. Pek reklamı da yapılmayan oyun ilk olarak zamanın konsollarına daha sonra ise PC platformuna konuk olmuştu. Dediğim gibi reklamı pek yapılmamasına rağmen oyunun harikalığı dilden dile dolaştı ve oyun çok kısa zaman içinde kendi hayran kitlesini oluşturmuştu. Oyunun tutmaması zaten pek düşünülemezdi çünkü yapımcısı efsane firma CAPCOM’du. RE’nin o zamanlarda bir özelliği vardı, o da 2MB ekran kartı gerektirmesiydi. Düşünün 2MB ekran kartı! Şimdilerde 512Mb’lık ekran kartlarını görüyoruz. O zamanlar 512 Ram Hafıza bile rüyaydı.

RE’nin çok tutuğunu gören CAPCOM 2. nin yapımına çok geçmeden başladı ve bombayı PS’da patlattı. Oyun ilkinden çok daha mükemmeldi. Bence de serinin en iyi oyunudur ikincisi. Bu kez RE adventure öğelerinden biraz daha sıyrılmış ve daha fazla aksiyona yönelmiş bir oyun olarak karşımıza çıkmıştı. Bulmacalar daha bir kolay gibiydi. Ama çok iyi dengelenmiş, yani daha rafine bir oyundu. Oyunun PC’ye çıkması tabi yine 1 yılı bulmuştu.

Derken RE 3 Nemesis kapıya dayandı ve tekrar RACOON CITY sokaklarına döküldük. Oyun güzel olmasına rağmen diğer iki oyunu bana mumla aratmıştı. Yapılan birkaç yenilikle günü kurtarmaya çalışmıştı, CAPCOM. Tabi serinin 3. oyununa fazlasıyla beğenen olmuştu ama bana baştan savma bir oyun gibi geldi. Zaman kaybetmeyen CAPCOM kolları sıvayıp 4. oyunu yapımına başladı. Bu oyun piyasadan silinmeyi hiçte hak etmeyen bir konsol olan DREAMCAST’e ( SHENMUE , STREET FIGHTER 3, DEAD OR ALIVE gibi oyunları kim unutabilir ki) çıkacaktı. Çok geçmeden yanılmıyorsam 2000 yılında RESIDENT EVIL CODE VERONICA piyasaya düştü. CAPCOM 3. oyunda yapılan eksikleri tamamıyla doldurmuş ve enfes demolarla adına yakışır bir oyun yapmıştı.

CAPCOM PS2 konsoluna da bir iki oyun yaptıktan sonra serinin asıl 4. oyunun yapmaya koyuldu. Herkes oyunu ilk olarak PS2’ye daha sonra PC’ye çıkacağına kesin gözüyle bakarken CAPCOM RE 4’ü GAMECUBE’e çıkararak oyunculara büyük bir şok yaşattı. Kısa bir süre kendine gelemeyen oyuncular oyunun PS2’ye de geleceğini duyduklarında derin bir oh çektiler. Fakar GC’deki grafikler o kadar mükemmeldi ki PS2’de bu grafikleri görmenin hayal olduğunu herkes biliyordu. Nitekim bir süre sonra RE 4 PS2’yede çıktı ve hiçte kötü olmayan grafiklerle oyunculara sunuldu.

Biz PC’ciler ise her zamanki gibi avucumuzun tadına bakmaya devam ettik. CAPCOM değil belki ama Ubisoft PC’cilere de jest yapmayı düşündü ki yaklaşık bir sene önce oyunu PC içinde çıkaracaklarını duyurarak herkese büyük bir heyecan yaşatmaya başladı. Artık heyecan sona erdi ve karşınızda RE 4.

Hikaye’yi kısaca anlatmak gerekirse; başkanın kızı Ashley kaçırılır ve bizde onu bulmak için görevlendiririz. Yönettiğimiz karakter RE 2’de de yönettiğimiz karakter olan Leon Kennedy. Ama Leon biraz değişmiş. Mesela saç rengi açılmış ve daha karizmatik görünüyor. Ashley’i bulmak için yola koyuluyoruz. Köye vardığımızda cipten inip etrafı kolaçan etmeye başlıyoruz. Hemen yakınımızdaki eve girerek Ashley’i gören olup olmadığını sormak istiyoruz, fakat ilk düşmanımız olan “LAS PLAGAS” ile karşılaşıyoruz. Daha doğrusu düşmanlarımız LAS PLAGAS virüsüne yakalanmış olan insanlar.

Bu değişim iyi olduğunu söylemek mümkün; zombilerden sıkılmaya başlamıştık. Üstelik LP’ler zombiler kadar da aptal ve yavaş değiller. Saklanmanız pek mümkün olmuyor. Bazılarının silahları bile var ve bu silahları üzerinize fırlatmaktan da çekinmiyorlar. İlerde dinamit atanlarla bile karşılaşıyorsunuz. Ama silahınızın kolay nişan almasından dolayı size atılan silahları havadayken vurabiliyorsunuz. Kolay nişan alma derken silahınızı düşmana doğrulttuğunuzda lazer pointer beliriyor ve düşmanı istediğiniz bölgesinden vurabiliyorsunuz. Düşmanlarınızı neresinden vurursanız duruma göre çok gerçekçi tepkiler veriyorlar. Mesela ayağından vurursanız dizlerinin üstüne çöküyorlar, elinden vurursanız silahlarını düşürüyorlar, kafasından birkaç kez vurduğunuz zaman beyinlerini dağıtabiliyorsunuz. Ama ileri bölümlerde düşmanların kafalarına çalışmanızı pek tavsiye etmem. Nedenini söylemeyeceğim, kendiniz test edin. Ama shotgun’ın gümleme sesi ve düşmanı vurduğunuzda birkaç metre ileriye fırlatması çok hoş gözüküyor.

Düşman çeşidi fazla olmasa da yeterli göründü bana. Ellerinde elektrikli testere bulunan LP’lerden çekinmeniz gerekiyor. Çünkü vurdukları an eğer enerjiniz yüksek değilse direk ölüyorsunuz. Yanınıza yaklaştırmamaya özen gösterin, kolay kolayda ölmüyorlar. Hele bazı bölüm aralarında çıkan boss’larla gayet iyi vakit geçirebiliyorsunuz. Boss’ları öldürmek pek kolay değil, fakat unutmamanız gereken nokta hepsinin zayıf bir noktasının bulunması. Bunları en kısa zamanda bulmanız sağlığınız açıdan yararlı oluyor. Boss’larla savaşmak çok zevkli, çünkü en küçüğü bile ekranın yarısını kapladığından çok heyecanlı bir kapışma meydana geliyor. Özellikle göl canavarıyla karşılaştığınız bölüm çok heyecanlı, yani tam bir adrenalin banyosu.

Eklenme February 26th 2008
Yazan: Göksel BAKİ
Puan:
İlgili Bağlantı: www.res-evil.com
Hit: 1169
Dil: turkish
Sayfa: 1/2

   Sonraki Sayfa (2/2) Sonraki Sayfa

[ İncelemelere Geri Dön | Yorum Ekle ]


Tüm Hakları Saklıdır - Copyright © 2007 - 2018 Klas Internet
Sayfa Üretimi: 0.04 Saniye